|
Şu Nazım Hikmet muhabbetini
anlayabilene aşkolsun. Günlerdir insanlara Nazım aşkı, sevgisi
zorla pompalanmaya çalışılıyor. Ne yemiş, ne içmiş, ilk kimle yatmış
kalkmış...... Vatan haini ilan edilmiş bir kişinin zorla sevdirilmeye
çalışılması nedendir?
Ekmek parası için çırpınan insanlar,
hak ve hukuk savaşı veren mağdurlar arasında acaba kaç kişi Nazım
ile ilgili birşeyler okumaya meraklıdır. Acaba kaç kişiyi cezbediyordur
Nazım'ın yaşadıkları?
Acaba Nazım'a gösterilen ya
da gösterilmeye çalışılan bu büyük ilgi neden İstiklal Marşı'mızın
şairi Mehmed Akif Ersoy için gösterilmedi? Nazım 100
yaşında diye onlarca dergide kapak oldu, gazeteletin birinci sayfalarına
çıktı. Ama M. Akif Ersoy'un ölüm yıldönümünde bu dergi ve gazeteler
onu anmak için ne yaptı?
Bu iki yüzlülüğün sebebi nedir? Akif
neden sevilmiyor, zamanı geldiğinde anılmıyor da Nazım için
bu sevgi ve ilgi neden gösteriliyor?
|
|
Ecyad
Kalesi ...
|
|
Suudi Arabistan'daki
Ecyad Kalesi'nin yıkılışı ile ilgili medyada birçok
yazar kendi çapında birşeyler karaladı. Ortak görüş kalenin
yıkılışının tarih ve kültür katliamıydı. Ama kendi ülkemizdeki
Osmanlı Eserleri'ne göstermediğimiz ilgiyi Arabistan'dakine
göstermemizin çarpıklığına kartel medyasından pek dikkat çeken
kimse olmadı. (Birkaç istisna dışında)
Benim en çok beğendiğim yazılardan
birini Yeni Şafak'ta Hayrettin Karaman hocaefendi
yazdı. Sizlerinde okumasını istediğim yazıya burayı
tıklayarak ulaşabilirsiniz.
|
Kanun
neden değişip durur ki...
Sonunda banka patronları için
hükümetimiz canla başla çalışarak gerekli kanun değişikliğini 3.
kez yaptı. Aynı hükümet bir kanun da 3 kez değişiklik
nasıl yapabilir? Ve nasıl oluyor da her değişiklikten önce bu yaptıklarının
piyasaları rahatlatacağı söylenebiliyor?
Cevabı basit; her değişiklikle
patronlar daha fazla hortumlayabiliyorlar, ama her defasında daha
da azıyorlar ve fazlasını istiyorlar.
Bu kanun değişikliğinin hayırlı olmasını
dilemek isterdim ama hayırlı olmadığı yapanlardan ve yaptıranlardan
belli. Hayırsızların hayırlı bir iş yaptıkları nerede görülmüş ki...
|